24 Mayıs 2016 Salı

Yaratık

Yaratık, küçük kızın yatağına yaklaştı ve "Ağlama. Onlar seni hiç sevmemişti zaten. Onlar seni evlatlık almıştı. İstersen... ben senin baban olabilirim. Ama istersen." dedi. Kız aniden ağlamayı kesti ve arkasına döndü. "Bana onlar gibi yalan söylemiyorsun değil mi?" Yaratık beyaz dişlerini kıza göstererek güldü. "Asla tatlım. Ama benim kızım olman için ilk önce onları öldüreceksin. Sonra ben seni öldüreceğim. Ama korkma canını yakmayacağım tatlım." Kız kafasını salladı ve odasının gizli bölmesine gitti. Yaratık şaşkın bir şekilde kıza baktı. Bilmiyordu ki kız çocuğunun manyak, deli, psikopat, sadist ve tehlikeli olduğunu. "Bana öyle bakma lütfen... bakışların beni rahatsız ediyor." Yaratık sadece gülümsemek ile yitindi. Kız çocuğu odasının gizli bölmesinden en keskin bıçağı aldı. Yüzüne o herkesin korktuğu gülümseme belirdi birden. Odasının kapısına gitti ve kolu hafifçe aşağı indirdi. Merdivenlerin oraya kadar normal bir şekilde yürüdü, ama merdivenin başına gelince melodik bir şekilde "Uyku zamanı! O güzel uyku size kollarını açmış bekliyor!" dedi. Evin içinde ses yankılanırken Berat Bey ve Ayşe Hanım birbirlerine baktılar. Bundan korkuyorlardı işte. O kızın kafayı yiyip onları öldürmelerinden korkuyorlardı. Kız çocuğu, üvey anne ve babasının oturduğu kanepenin arkasına geçince "O kadar korkmayın... sadece etlerinizi tek tek koparacağım ve o etlerinizi zavallı sokak köpeklerine vereceğim." dedi. O an olan oldu. Kız, üvey annesinin üstüne atladı ve etlerini bıçak yardımı ile koparmaya başladı. Ayşe Hanım'ın eşi Berat Bey ise şoka girmiş ve hareket edemiyordu. Kız çocuğu, üvey annesinin işini bitirmiş üvey babasına doğru gidiyordu. Kızın gözlerinde sanki saf nefretin bir perdesi vardı. Gözleri hiç bir şey görmez olmuştu. Tekrar melodik bir şekilde "Uyku zamanı! O güzel uyku seni kollarını açmış bekliyor!" dedi. Kız çocuğu sanki takılmış bir plak gibi aynı şeyi söyleyip duruyordu. Yaratık ise olanları izliyordu sadece. Küçük kızın içinden böyle bir yaratık çıkmasına hem şaşırmış hemde memnun olmuştu. Diğer çocuk reddetmişti ve bu yüzden yaratık onu sonsuz uykuya göndermek zorunda kalmıştı. Kız çocuğu, üvey babasının üstüne ani bir şekilde atladı ve aynı üvey annesine yaptığı şeyleri yaptı. Üvey babasını da öldürdüğü zaman bıçağını havaya kaldırıp kanları yaladı. "Eee? Beni ne zaman öldüreceksin babacığım?" Yaratık, kıza yaklaştı ve elinde ki bıçağı aldı. Kız çocuğu kollarını iki yana açıp yaratığın onu öldürmesini bekledi. Yaratık küçük sevimli kıza baktı. Bunu yapamazdı. Çünkü kıza bağlanmıştı. Ona kızı gibi bağlanmıştı. Önceki çocuğa ise çok güzel olduğu için böyle bir duygu beslemişti. Ama öldürdüğü zamandan bir, iki saat sonra unutmuştu. Yaratık "Bu-bunu yapamam. Ben sana bağlandım... be-ben bunu yapamam." dediği zaman kız çocuğu kaldırdığı kollarını indirdi ve yaratığa 'yaklaş' işareti yaptı. Yaratık yaklaştığı zaman kız küçük ellerini yaratığın yanağına koydu. "Biliyorum bana bağlandığını. Bende sana bğlandım. Peki... beni öldürmekten başka bir seçenek yok mu?" Yaratık biraz düşündü. Evet... onu öldürmeden kendi türüne dönüştürebilird "Bir klasikten gidelim. Var... ama ölmeme ihtimalin imkansız. Ve o zaman seni kızım yapamam." Kız tatlı bir şekilde gülümsedi. "Olsun. Genede yapalım